Anasayfa
Filmler
Ödüller
Profil
ÇATALCA BELEDİYESİ
Başkanın Mesajı
Neden Çatalca Film Festivali?
SOSYAL MEDYA
movie Türk Sinemasında Çatalca

2006 yılında yaşamını yitiren usta yönetmen Atıf Yılmaz’ın 1991’de Simavi Yayınlarından çıkan bir anı kitabı vardır. O kitapta şöyle yazar; “Yıl 1955. Esat Mahmut Karakurt'un 'Dağları Bekleyen Kız' romanından bir film yapmışım (Günah haneme yazılacak bir film daha). Filmden tek aklımda kalan, Hava Kuvvetlerinin yardı¬mıyla çektiğimiz sahneler. Bunların bir kısmını İzmir'de Gaziemir Askeri Hava Alanı'nda çekmiştik, uçaklarla ilgili asıl önemli bölümse Çatalca'nın İnceğiz Köyü semalarında geçecekti. Uçaklarla telsiz irtibatımız yoktu. Bu bölümle ilgili bütün sahneleri en ince detayına kadar planlamak ve gerçekte üç-dört gün sürmesi gereken işi, bir günde bitir¬mek zorundaydım. Görüntü yönetmenim, dostum Baba Turgut'la (Turgut Ören), İnceğiz'in mağaralarında, arada¬ki vadide dolaşıp bütün kamera açılarını teker teker sap¬tadık. Gaziemir'de çalıştığımız, arkadaş olduğumuz pilotlar geldi daha sonra, birlikte gelecekleri yeri, yapacakları hare¬ketleri teker teker not ettik... Her hareket üç defa tekrarlanacak, kararlaştırılan prog¬ramın sonunda uçaklar, bir daha dönmemek üzere İzmir'e, Gaziemir Hava Alanı’na gideceklerdi. Filmin kaderi, tek¬rarlanmasına imkân olmayan bu sahnelere bağlıydı. En küçük aksilik her şeyi mahvedebilirdi. Kırk yıllık sinema yaşamımda bu kadar heyecanlandığımı, bu kadar korktu¬ğumu hatırlamıyorum. Gün gelip çattı…”

Nihayetinde uçaklar gelir çekimler yapılır. Ama bundan sonrasını kitaptan okumak gerekir. Zira başlı başına film olabilecek bir hikâyedir Atıf Yılmaz ve ekibinin yaşadıkları. “Dağları Bekleyen Kız” filminin afişinde Sezer Sezin elinde bir makineli tüfekle İnceğiz Mağaraları önünde poz verir. Çatalca adına resmi kayıtlara geçen bu ilk bilgi Türk Sineması ile kurulan bağın önemli bir unsurudur. Zira aradan tam 71 yıl geçmiş… Türk Tiyatro ve Sinemamızın kurucu-öncülerinden Muhsin Ertuğrul’un da 1940’lı yılların başında çekeceği bir film için Çatalca’ya gelip mekân baktığını bazı kaynaklar yazar. Bildiğimiz kadarıyla Çatalca’da çektiği bir film yoktur ama Muhsin Ertuğrul’un özellikle 1934 yılında “Aysel Bataklı Damın Kızı” filmini Bursa’nın bir köyünde çektiğini hatırlatmak isterim. Zira bu film sinema tarihimizde çekilen ilk köy filmidir. Ve Çatalca köylerinin İstanbul’a yakınlığına rağmen çok uzun yıllar ‘köy özelliğini’ koruduğunu da belirtmek lazım. O sebeple birçok film yapımcısının ilgisini çekmiştir.

Çatalca’nın köklü tarihine baktığımızda bir film-mekân ilişkisi kurabiliyoruz. MS 500’lü yılların başında Bizans İmparatoru 1. Anastasius’un yaptırdığı ‘Anastasius Surları’ da bazı tarihi filmlere ev sahipliği yapmıştır. Surlar deyince sanıyorum akla Tarkan-Kara Murat filmleri gelir. Evet, Kartal Tibet’in başrolde olduğu 1973 yapımı bir “Tarkan” filminde Anastasius surları önünde kılıç salladığı görüntüleri sanıyorum ki birçoğumuz biliriz. Anastasius surları çok geniş bir alan boyunca ilerlese de Çatalca Karacaköy’deki kısmı nispeten daha çok korunmuş ve günümüze ulaşabilmiştir… Yönetmenlerin bir mekânsal aidiyeti vardır. Sinema adına estetik buldukları mekânlarda mutlaka bir ya da birkaç kez çekip yapmak, gelip çalışmak isterler. Burada Atıf Yılmaz ve Kartal Tibet adına bir parantez açmak lazım. Zira 1955 yılında ilk kez İnceğiz mağaralarında çalışan Atıf Yılmaz 1974 yılında yine aynı yerde çalışmış ve “Salako” adlı komedi filmini çekmiştir. Kartal Tibet ise oyunculuğu bırakıp yönetmen olduktan sonra 1981 yılında İnceğiz mağaralarında yine bir başka komedi filmi olan “Davaro”yu çekmiştir. Her iki filmin de başrolünde Kemal Sunal vardır. Bu iki kült filmi sanıyorum izlemeyen yoktur.

Bir parantez de Çatalca ilçe tarihine açmak gerekiyor. Zira 1924 yılında il yapılan Çatalca’nın daha sonraki tarihi sürecinde yaşanan siyasi-bürokratik gelişmeler sinema tarihine de yansıyan birtakım gelişmelere sebep olmuştur. 1926 senesinde tekrar ilçe yapılarak İstanbul’a bağlanan Çatalca’dan 1980’li, 90’lu hatta 2000’li yılların başında ayrılan ve yeni kurulan ilçeler oldu. Örneğin Büyükçekmece o ilçelerden biriydi. Şimdi asıl konumuza dönersek; 1980 yılında Natuk Baytan’ın yönettiği “Huzurum Kalmadı” adlı dram film Büyükçekmece’de çekilmiştir. Ferdi Tayfur, Serpil Çakmaklı ve Adile Naşit gibi isimlerin oynadığı bu filmin çekildiği yıllarda Büyükçekmece Çatalca ilçesine bağlı bir beldeydi. Bu örneği birçok film-mekân ilişkisinde görmek mümkün.

Günümüze doğru yaklaştığımızda; 2010 yılında yönetmenliğini Yavuz Turgul’un yaptığı “Av Mevsimi” adlı dram filmi görüyoruz. Şener Şen, Çetin Tekindor, Cem Yılmaz, Melisa Sözen ve Okan Yalabık gibi usta isimlerin rol aldığı bu filmin bataklık ve orman sahneleri Çatalca’nın Karamendere kırsalında çekilmiştir. Yönetmenliğini Şahin Altuğ’un yaptığı 2015 yapımı komedi filmi “Git Başımdan”ın bazı sahneleri yine Karamandere’de Göller adlı mıntıkada çekilmiştir. Aslı Tandoğan, Şahin Irmak ve Bülent Emrah Parlak başrollerdedir. Daha sonraki yıllarda büyük bütçeli yapımları maalesef Çatalca’da göremiyoruz. Aslında bu durum bir anlamda ‘sektörel’ daralmayı da anlatıyor. Yerine küçük bütçeli korku filmlerinin çekildiğini, yapımcılara ve ekiplere mekân olduğunu gözlemliyoruz. “Zebun – 2019”, “Kitap 1820 – 2020), “Ceberruh – 2020” bunlardan bazıları…

Yazı: Cengiz Özkarabekir